Fotoğraf: Tanya Dedyukhina · CC BY 3.0Kekova · Batık Kent
2. yüzyıl depremiyle denize gömülen kentin merdivenleri ve duvarları su altından görünür.
- Mesafe
- Araçla ~45 dk
- Ulaşım
- Araç + tekne
- Giriş ücreti
- Üçağız’dan grup turu kişi başı 3.000 TL’den
Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0
Yavu köyünün üstünde, 380’den fazla lahitle ‘Lahitler Kenti’ olarak anılan tepe kenti.
Yavu köyünün üzerindeki kayalık sırtta, makilerin ve meşelerin arasına gizlenmiş Kyaneai, Likya’nın en atmosferik antik kentlerinden biridir. Bölge, olağanüstü sayıda lahdi ve tapınak cepheli kaya mezarlarıyla tanınır. Kayaya oyulmuş antik yol sizi mezarların arasından kente çıkarır; yukarıda tiyatro, sarnıçlar ve surların kalıntıları sizi bekler. Kalabalıktan uzak, keşif ruhu olan gezginler için gerçek bir hazinedir.
Kyaneai, Likya Birliği’nin üyesi olan ve kendi sikkelerini basan önemli bir yayla kentiydi. Çevresindeki köyler ve tarım arazileriyle birlikte geniş bir bölgeyi yönetiyordu; Teimiussa gibi kıyı yerleşimleri de onun etki alanındaydı. Roma döneminde hamam ve anıtsal yapılarla zenginleşen kent, Bizans çağında piskoposluk merkezi oldu. Alman arkeologların uzun soluklu yüzey araştırmaları, kentin çevresindeki kırsal yaşam hakkında da değerli bilgiler ortaya koymuştur.
Fotoğraf: Tanya Dedyukhina · CC BY 3.02. yüzyıl depremiyle denize gömülen kentin merdivenleri ve duvarları su altından görünür.
Fotoğraf: Seynaeve · CC BY-SA 3.0Yolu olmayan, tekneyle ulaşılan köy; tepede kale, denizde yarı batık lahit.
Fotoğraf: Gisela s · CC BY-SA 4.0Asar Koyu’nda yolsuz bir Likya limanı; bir zamanlar mor boya üretimiyle ünlü.